İdrar Kaçırma Ameliyatları

Son yüzyılda SÜİ’ nin cerrahi tedavisi için 100’den fazla değişik teknik öne sürülmüştür. Bu ameliyatların kısa dönem başarı oranları uygulanan tekniğe göre %73-96 arasında değişmektedir. Genellikle ilk cerrahi girişimin başarı şansı en yüksektir.

Stres inkontinansta cerrahi tedavinin seçimi;

  • İnkontinansın tipine
  • Beraberinde eşlik eden sarkma (pelvik prolapsus) durumuna ve derecesine
  • Üretral nedbe (skar) varlığına
  • Hastanın yaş, kilo ve menapozal durumuna ve cerrahın kişisel seçimine bağlıdır.

Mesane sarkması (sistosel), barsak sarkması (rektosel, enterosel) gibi eşlik eden patolojiler varsa cerrahi girişim ona göre karar verilerek vaginal yaklaşımla (alttan) sarkmalar (prolapsus) düzeltilmekte ve inkontinans giderilmektedir.

Ameliyat tipinin seçiminde; hastanın genel durumu, üretranın testlerde hareketlilik durumu, ameliyat öncesi ürodinamik parametreler, cerrahi deneyim ve uygulanacak tekniğin olası komplikasyonları göz önünde bulundurulur.

Stres İnkontinansta Uygulanan Ameliyatlar

Kolporafi Anterior (CA) ve Kelly Plikasyonu:  İdrar kesesinin sarkması ve idrar kaçırma şikayetlerinde yapılan en eski ameliyatlardan birisidir. İlk olarak 1911’de Howard Kelly’nin geliştirdiği colporaphy anterior ve üretranın plikasyonu ameliyatıdır. Başarı oranı %30-70 arasında değişmektedir.

Diğer cerrahi operasyonlar:

  • Karından yapılan kesi ile mesane boyunun asılması (MMK-Burch-Laparoskopik)
  • Vajina içinden iğne ile sabitleme ameliyatları ( Pereyra-Stamey-Raz-Gittes)
  • Sling Prosedürleri (Raz ant.vaginal wall-Vaginal wall island-fasyal ‘TVT-TOT-İVS’)
  • Periüretral Enjeksiyon (Teflon-Kollajen-Otolog yağ ve kan)
  • Artifısyal (Yapay) Üriner Sfinkter (AMS-800) ‘dir.

Şimdi de bu cerrahi operasyonları tek tek ele alalım.

1. Karından yapılan kesi ile mesane boyu asılması ameliyatları

Genç, şişman olmayan ve üretrası mobil (hareketli) olan kişilerde tercih edilen karından yapılan kesi ile uygulanan cerrahi ameliyatlar uygulanabilir.

Bunlar:

Marshall-Marchetti-Krantz (MMK) Operasyonu : Mesane boynu ve üretra boynundan geçen dikişler pubis kemiğine bağlanır. Böylece mesane boynu ve üretra yüksek pozisyona alınmış olur.

Burch Operasyonu : Mesane boynu ve üretra boynundan geçen dikişler iliopektinal ligamentten (Cooper ligamenti) geçerek bağlanır.

Laparoskopik Kolposüspansiyon: MMK veya Burch operasyonunun laparoskopi eşliğinde (kapalı olarak) yapılmasıdır.

2. Vajina içinden iğne ile sabitleme ameliyatları

Bu tür ameliyatlarda ön vaginal duvara atılan dikiş ipliklerinin bir iğne yardımıyla suprapubik bölgeye alınıp bağlanması ve böylece mesane boynu ile üretra çıkışının kaldırılması amaçlanır.

Bu operasyonlar daha çok prolapsusu (sarkması) bulunan, yaşlı, operasyon süresi kısa sürmesi gereken, üretrası da aşırı hareketli (hipermobil) olan vakalarda tercih edilir. Bunlardan en sık uygulananları:

Pereyra Operasyonu: Bu çeşit operasyon ilk kez 1959 da Armand Pereyra tarafından tariflenmiştir. Hem karından hem de vajinal yaklaşım ile mesane ön kısmına uzun bir iğne kullanarak dikiş konulması ile üretral süspansiyon yapılmıştır. Bu şekilde mesane boynuna konulan iki dikiş ile fiske edilerek mesane boynu “salıncak” şeklinde asılmaktadır. Nadiren yapılan ameliyatlardandır.

Diğer iğne operasyonları:

  • Stamey Operasyonu
  • Raz Operasyonu
  • Gittes Operasyonu’dur.

    3.  Sling Prosedürleri

Askı ameliyatlarının ortak noktası, üretra ya da mesane boynunun tamamen altından geçip karın duvarına asılan şerit şeklinde bir materyal kullanılmasıdır.

Hem mesaneyi yükseltmeleri, hem de daha güçlü bir destek sağlamaları nedeniyle popüler hale gelmişlerdir. Bu amaçla vajina ön duvarı, kas veya kas kılıfı, sentetik bazı maddeler (Teflon, Gore-Tex, Mersilene ve Marlex) kullanılmaktadır.

Amerikan Üroloji Derneği ve Kadın Stres Üriner İnkontinans Klinik Önerileri Paneli, 1997 yılında, sling işlemi ve retropubik süspansiyonların kadın stres inkontinansında en etkili cerrahi tedaviler olduğu sonucuna varmıştır.

Sling prosedürleri en sık olarak gerçek stres inkontinans (iç büzücü kas yetmezliği ve/veya üretral mobiliteye bağlı) ve Mixt Üriner İncontinans durumlarında uygulanmaktadır.

TVT Operasyonu: 1995’den bu yana uygulanan bu ameliyatlar “tension-free vaginal tape” (TVT) olarak adlandırılmıştır.

TVT operasyonları lokal, bölgesel veya genel anestezi eşliğinde uygulanabilir. Operasyondaki amaç üretra çevresine yerleştirilen “poliprorpilen bant” tan oluşan askı materyali ile üretranın yükseltilmesidir. Zaman içinde bu bant doku reaksiyonu ile nedbeleşerek üretraya destek sağlamaktadır. Diğer ameliyatlara göre daha az travmatik bir operasyondur.

TOT Operasyonu:  Nisbeten yeni bir ameliyat yöntemidir., ilk kez 2001 yılında tarif  edilmiştir. Bu ameliyatta vajinal yolla yapılan ince bir kesi ile “polipropilen mesh” adı verilen bir bant, özel bir iğne yardımı ile yerleştirilerek üretral kanal yükseltilir.

Ameliyattan 24 saaat sonrasına kadar mesane içine yerleştirilen bir sonda ile mesanenin direne olması sağlanır. Daha sonra sonda çekilir.

Diğer Sling Teknikleri:  Diğer Sling teknikleri arasında ise Raz anterior vajinal duvar slingi, Vajinal duvar island slingi ile Bone anchoring medotları bulunmaktadır.

4- Periüretral Enjeksiyon

Bu metod daha çok genel anestezi riskini alamayacak olan hastalarda, lokal anestezi altında sistoskopi adı verilen bir cihaz kontrolünde, mesane boyu ve üretra çevresine bir takım maddelerin enjeksiyonunu içerir.

En sık olarak enjekte edilen materyaller teflon, kollajen, yağ ve kan hücreleridir. Amaç belli bir sürede olsa üretraya baskı yaparak direnç artışı sağlamak ve bu şekilde idrar kaçışını engellemektir.

5- Artifisiyel (Yapay) Üriner Sfinkter    

Defalarca inkontinans operasyonları geçirip (Sling ve periüretral enjeksiyon dahil), başarısız sonuç alınan veya komple sfinkter (mesane boyu büzücü kas) yetmezlikli hastalarda uygulanır.

Bu işlem için kullanılan cihaz, vaginal veya karından mesane boynuna yerleştirilir.

Prof. Dr. Ebru DİKENSOY
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı